Tutuklama, ceza yargılamasında en ağır koruma tedbirleridir. Kişi özgürlüğünü doğrudan etkilediği için ancak kanunda belirtilen sıkı şartlar altında uygulanabilir. Tutuklama kararı verilirken ölçülülük ilkesinin uygulanması gerekir.
Tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinde düzenlenmiştir. Basit anlatımla, devam eden bir ceza soruşturması veya davasında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde uygulanabilen ve şüpheli veya sanığın tutukevinde kalması sonucunu doğuran geçici bir koruma tedbiridir.
Tutuklama keyfi şekilde uygulanamaz. Aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:
Tutuklama nedenleri ise şunlardır:
Ayrıca bazı suçlar bakımından (kasten öldürme, yaralama suçunun nitelikli halleri, hırsızlık, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı gibi) "katalog suç" kapsamında tutuklama daha kolay uygulanabilir.
Tutukluluk süresi suçun niteliğine göre değişir:
Ancak bu süreler mutlak değildir. Mahkeme her aşamada tutukluluğun devamı ya da tahliye kararı verebilir. Uzun tutukluluk hak ihlali sayılabilir.
Evet. Tutuklama kararına karşı itiraz hakkı vardır. İtiraz genellikle:
İtirazda tutuklama şartlarının oluşmadığı, delil durumunun zayıf olduğu ve adli kontrolün yeterli olacağı gerekçeleri sunulur.
Tutuklama, telafisi en zor tedbirlerden biridir. Özellikle Ankara gibi büyük şehirlerde ceza soruşturmaları hızlı ve teknik ilerler. Ankara ceza avukatı desteği, hem tutuklama riskinin önlenmesi hem de etkili itiraz yapılması açısından hayati öneme sahiptir.
Tutuklama sicile işler mi?
Hayır, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadıkça sicile işlemez.
Tutuklanan kişi ne zaman tahliye olur?
Delil durumu değiştiğinde veya itiraz kabul edildiğinde tahliye mümkündür.
Tutuklama yerine adli kontrol uygulanabilir mi?
Evet, şartları varsa adli kontrol öncelikle uygulanmalıdır. Hakim tutuklama kararında neden adli kontrol kararı vermediğini açıklamak zorundadır.